Kum Yığınından




 Nasıl yaşayacağım, neler yapacağım, nasıl biri olacağım konusunda bilmem gereken ne varsa, ben hepsini anaokul
undayken öğrendim. Erdem denilen şey, dağın tepesindeki lisansüstü eğitimde değil, yuvada oyun havuzundaki kum yığınının
içinde. İşte öğrendiğim şeyler:
   Her şeyi paylaş.
   Hak yeme.
   Kimseye Vurma.
   Aldığını yerine koy.
   Kendi dağıttığını topla.
   Sana ait olmayan şeyi alma.
   Birini incitince özür dile.
   Yemekten önce ellerini yıka.
   Tuvaletten çıkarken sifonu çek.
   Dengeli bir hayat sür… Hergün biraz öğren, biraz düşün,
biraz resim yap, biraz şarkı söyleyip

dans et, biraz oyna, biraz çalış.  
  Her gün öğleden sonra uyu.
  Dünyaya çıktığında, trafiğe dikkat et, el ele tutuş, bir arada ol.
   Mucizenin farkına var. Ufacık cam kaptaki o minik tohumu düşün, kökleri aşağıya, gövdesi yukarıya uzuyor, kimse bunun nasıl ve neden olduğunu bilmiyor.
   Japon balıkları da, beyaz fareler de, hatta cam kaptaki minik tohum da… Hepsi ölüyor. Biz de öyle…
   Şu maddelerden herhangi birini alın, genişletip süslü sözlerle bezeyin, aile hayatınıza, işinize, devletinize, dünyanıza uygulayın… Doğru, sarih, ve sağlam olduğunu göreceksiniz.
   Ayrıca kaç yaşına gelmiş olursanız olun, dünyaya çıktığınızda el ele tutuşup bir arada yürümek de hala en iyi şeydir.
                               Robert Fulglum